İSTANBUL- (AVRUPA)- BEYOĞLU GÖZ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SEMT POLİKLİNİĞİ

İSTANBUL- (AVRUPA)- BEYOĞLU GÖZ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SEMT POLİKLİNİĞİ

Bereketzade, Bereketzade Cami Sk. No:2, 34421 Beyoğlu/İstanbul, Türkiye
(0212) 251 59 00
1.7 Hastane Değerlendirme Puanı
7 Yorum 1051 Görüntüleme
İSTANBUL- (AVRUPA)- BEYOĞLU GÖZ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SEMT POLİKLİNİĞİ

İSTANBUL- (AVRUPA)- BEYOĞLU GÖZ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SEMT POLİKLİNİĞİ

(0212) 251 59 00
Bereketzade, Bereketzade Cami Sk. No:2, 34421 Beyoğlu/İstanbul, Türkiye
1.7 Hastane Yorum Değerlendirmeleri
7 Yorum 1051 Görüntüleme
Yorumlar & Değerlendirmeler

Cuma Zencirkıran (Her Şey B.

Yorum Değerlendirme Puanı
08 Ekim 2024

Babam buraya KBB bölümünde Mehmet Yaşar Kansak tedavi oldu malzeme yok diye kulak temizliği yapamamış bir küstah bir şekilde git şurdan malzeme alda devlete yararın olsun. Devlete nasıl yardımım olucağı kimseyi alakadar etmez sen görevini yap yeter.

Omer A.

Yorum Değerlendirme Puanı
26 Temmuz 2024

1 yıldızı dahi hak etmiyor sağlığınızdan olmayın ve sakın gitmeyin. En büyük pişmanlığım bu hayatta buraya gitmek oldu. Ve birçok tanıdığım buraya gitti ve ciddi görme problemleri yaşadılar uyarmama rağmen.. ve hepsi pişman... Sakın diyorum çünkü bende çok basit bı tozu gözümden cikatrmak için gittim ve gözüme enfeksiyon bulaştı tedavi için yine oraya gittim ve her defasında yanlış teşhis ve yanlış tedavi ve şimdi özel hastane nezdinde 1 yılı aşkındır tedavi görüyorum...

0 0.

Yorum Değerlendirme Puanı
22 Temmuz 2024

22 temmuz, saat: 07:00 sabahın erken saatlerinde hastaneye çağrıldık. ancak öğleden sonra saat 14:30'a kadar doktor yüzü göremedik. yeşil masa, turuncu masa, beyaz masa arasında sürekli döndürülüp dururken, tam bilgi verilmediği için gerekli evrakları eksik hazırlamak içten bile değil. bekleyen hastaların çoğunluğu yaşlıydı. nihayet hastamızı ameliyat için hazırlayıp yanımızdan götürdüler. saat: 15:30 ameliyatın uzun sürdüğünü düşünürken, tam bir saatin sonunda hastamızı tekrar odasına indirdiler. şaşırtıcı bir şekilde, hiçbir işlem yapılmamıştı! hastamız, saat 06:00?dan itibaren yemesi ve içmesi yasak olduğundan saat 14:30?a kadar aç kaldı. ameliyat elbisesi içinde hiçbir şey giydirilmediği için ameliyathanenin serin ortamında bir saatlik sürede üşümüş ve bunalmıştı. anestezi verilmeden iğne vurulduğunu ve bazı işlemlerin yapıldığını ifade etti, ancak ameliyat başlamamıştı. yüzüne geçirilen bir aparat nedeniyle nefes alamadığını, en azından ağız kısmının açılmasını veya anestezi verilmesini istediğini söyledi. bu isteğinden dolayı sanki ameliyata giren hekimin onuru zedelenmiş gibi "kalk kalk, seni ameliyat etmiyoruz!" diyerek masadan kaldırıldı. saat: 14:30 - 15:30 hastamızın ikinci ameliyatıydı ve ilk ameliyatta da anestezi verilmemesi nedeniyle büyük acılar çekerek de olsa ameliyatı bir şekilde tamamlamıştı. ancak bu sefer, mobbing seviyesini üst noktaya çıkararak, hastamızı hem bir saat boyunca bekletip hem de acılı bir deneyim yaşattılar. hastamızın üşüdüğü ve acı çektiği bir saatin sonunda, narkoz verilmemesi ve ameliyatın bir türlü başlatılmaması neticesinde hekimden en azından nefes alabileceği bir ortam talep ediyor ve ameliyat masasından kovuluyor. doktor daha sonra yanımıza gelmiyor, bizi onun olduğu yere yönlendiriyorlar. orada bize, hastamızın bu hastanede bir daha ameliyat edilmeyeceğini söylüyor. bu durumu, hastanenin sahibiymiş gibi bir tavırla ifade ediyor. doktor kibri burada gözle görülür bir şekilde hissediliyordu. sonuç hastamıza altı saat arayla kullanması için bir damla verildi ve gözleri şu an kıpkırmızı durumda ve ağrısı var. yaşanan bu olay, hastanenin sağlık hizmetlerinin kalitesini ve hasta haklarını sorgulatacak nitelikteydi. yaşlı hastalar içinde ameliyatlarının çok acılı geçtiğini söyleyen hastalara da şahit olmuştuk. insanlık ve sağlık hizmetleri adına ciddi soruların sorulması gereken bir durum söz konusuydu. kesinlikle bu hastaneden mezun bir hekime denk gelirsem yolumu değiştiririm. bu olay, hastane yönetiminin ve sağlık çalışanlarının dikkatine sunulmalıdır. işi şansa bırakıp aile büyüklerinizin canını yakmak istemiyorsanız tercih edilmemesi gereken hastanedir.

şahin k.

Yorum Değerlendirme Puanı
29 Mart 2024

Profesör Halil Özgür den randevu aldık hastaneye gidince karşimiza asistan doktor çıktı danismaya bunun sebebini sorunca halil beyi bulmanızın imkanı yok MHRS de onun sadece adı yazılı kendisini bulamazsınız diye cevap verdiler. Yazıklar olsun .

Semih .

Yorum Değerlendirme Puanı
14 Mart 2024

Annem glokom bölümünde ameliyat oldu yatış verildi. Bir gün orada kaldık. Beyaz masa denilen yerdeki personel evrak işlerini hallederken annemin o anki durumunda kadının sorduğu soruya cevap veremeyince , yok hep sizle mi uğraşacağız vs. diyip aşağılayıcı konuşmalar sergiledi. Sanki hayrına çalışıyorlarmış gibi.(Ya da başka bir iş yapıyorlar da buraya ek iş yapmaya gelmişler gibi) Ben de en son dayanamayıp karşılık verince 'kaç gündür bu kadınla uğraştığımı bi ben bi Allah biliyor haddini bil' diye bir cevapla karşılaştım. Halbuki 2 günde 5 dakikasını dahi ayırmamış sabahtan akşama kadar yan gelip yatıp muhabbet sohbet çevirmiş sonra da üste çıkmak için laf ebeliği yapıyor. Personeller doktorlardan daha havalı, utanmasalar bu hastaneyi ben yaptım diyecekler. Lütfen işini layıkıyla yapan insanları çalıştırın. Bu nasıl bir laubalilik ayıptır günahtır...

Abdurrahim V.

Yorum Değerlendirme Puanı
10 Mart 2024

Hastane Binasının Tarihi 1855 tarihinde İngiliz hükümeti tarafından denizciler için faaliyete geçirilen ?British Seaman?s Hospital? bu yapılardan biridir. 1924 tarihine kadar İngilizlerin mülkiyetinde bulunan bu hastanenin yönetimi için gereken mali kaynak, İstanbul?a gelen İngiliz ticaret gemilerinden ton başına alınan sabit ücretin İngiliz Elçiliği tarafından tahsili suretiyle sağlanmıştır. Bu hastanede sadece İngiliz bandırası taşıyan gemilerdeki subay ve denizcilerin tedavi görme hakkı bulunmaktadır. Daha sonraları İngiliz hükümeti ile yapılan antlaşmalar sonrası İsveç ve Norveç bahriye personelinin de aynı haklarla hastaneden faydalanması sağlanmıştır. 50 yataklı bu hastane, 1874 yılında İstanbul?daki sivil hastanelerin en iyisi olarak kabul edilmektedir. Uzun yıllar boyunca üç katlı bu yapıda hizmet veren hastane, 1904?te İngiliz Mimar H. Percy Adams tarafından projelendirilen bugünkü binasına kavuşur. L şeklinde bir plan düzenini sahip olan bu yeni yapı, ikisi bodrum olmak üzere altı katlıdır. İki kanadın kesiştiği noktada çokgen planlı küçük kulelerin bir araya gelmesi ile oluşan heykelsi görünüşün tam ortasından daha yüksek bir kule yükselmektedir. Aynı zamanda bayrak kulesi olarak kullanılan bu yapı, Beyoğlu silueti içinde İngiliz Bayrağı?nı görünür etmek amacıyla inşa edilmiştir. Gotik mimarinin çağdaş bir yorumu olarak kabul edilen yapı, özgün bir mimari anlayışa sahiptir. Cumhuriyet?in ilanı sonrası, 1924 yılında İngilizler tarafından Kızılay?a devredilen yapı, 1937-48 yılları arasında bir dönem ?Kuduz Hastanesi?, 1948-93 yılları arasında ise ?Beyoğlu Belediye Hastanesi? olarak hizmet verir. 1993?ten itibaren ?Prof. Dr. Reşat Belger Devlet Göz Hastanesi? olarak hizmet vermeye devam eden tesis, Galata silueti içindeki farklı mimarisi, özellikle de kulesi ile dikkat çekmeye devam etmektedir. Prof. Dr. Nihat Reşat Belger kimdir? Hidrohlimatoloji profesörü ve siyaset ada­mı, milletvekili, bakan, yazar (D. 1883, İstanbul - Ö. 1961). Askerî Tıbbiye (Tıp Fakültesi)'den yüzbaşı rüt­besiyle mezun oldu. Siyasi çalışmaları yüzünden yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. Tıp Fakültesi sınavını verdi (1916) bir süre Fransa'da hekim olarak çalıştı. 1920-21 yıllarında Doğu işlerini görüşmek üzere Londra Konferansı'nda Türk heyetine danışmanlık, Lozan Barış Konferansı'nda Türk ba­sın temsilciliği yaptı. 1936'ya kadar yurtdışında yaşadı. 1937'de Yalova kaplıcaları müdür ve başhekimliğine getirildi. Bu sırada Atatürk'ü tedavi etmekle görevli hekimlere katıldı. 1938'de İstanbul Tıp Fakültesi hidroklimatoloji profesörlüğüne atan­dı. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Demokrat Parti (DP) listesinden İstanbul Milletvekili seçildi ve Birinci Men­deres Hükümetinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı (25.5.1950-20.9.1950) oldu. Daha sonra Kızılay Genel Başkanlığı, bir süre de İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü yaptı. 1961'de Ku­rucu Meclis üyeliğine seçildi. Nihat Reşat Belger, Milli Mücadele döneminde ya­bancı dilde Yunan zulmünü anlatan eserler yazmıştı. Hidroklimatolojiye ilişkin eserleri de vardır. Atatürk'ün ölümüne yol açan hastalığı ve tedavisi ile ilgili anıları Ruşen Eşref Ünaydın ta­rafından derlenerek yayımlandı. BAŞLICA ESERLERİ: Yalova Termal Kürü (1938) Gıda Rejim Hastalık (1943), Atatürk'ün Hastalığı: Prof. Dr. Nihat Re­şat'la Mülakat (1959).

Rıdvan K.

Yorum Değerlendirme Puanı
19 Mayıs 2018

Bir katarak amaliyatı 15 gün sürdü el insaf. özelde 1 ğünde yapıyorsa devlette 2 gün olsun. Saglık bakanlığına sesleniyorum buraya acilen TEKBİLi KIYAFET yaparak bir ekip gönderin. Davul zurnayla gelmeyin. Bu hastanede hasta yaş ortalaması 70.abartmıyorum. şikayet edebilecek takatleri bile yok insanların. Bir yaşlı akrabanızı yanınıza alın günlerce sıralarda saatlerce sıralarda bekleyin. Ameliyat karar verilsin yine sıralarda saatlerce bekleyin.Ayrıca oturursan sıranı kaybedersin. Bir sıra numarası verecek teknoloji bile yok.(sadece poliklinikte var.) Tek kelimeyle 1990 yılının Hastanesi. Basit kayıtlar için bir aşağı bir yukarı bilgisayar bağlantısı yok bazı kayıtlar defterlere yapılıyor. Hasta hakları ile yaptığım görüşmede devlet bize eleman vermiyor bizde hizmet edemiyoruz diyor. Ancak hakları yenmemesi gerekenlerle var Bir çalışan varki öyle böyle değil Bu hanımefendiden 3 ad daha olsa hastane sanki düzelecek. Adı Kadriye hanım. Herkese yetişmeye çalışıyor herkese yardımcı olmak için çok mücadele ediyor herhalde sinirlerini de aldırmış olmalı. Mükemmel bir insan. Sanıyorum onu tek başına bu kadar iş yüklemeleri vurun abalıya durumundan olmuş. Öğlen yemek yediğini de sanmıyorum. Tabi mücadele eden birde genç hekim çocuklarımız var. Yönetim zafiyeti hat safhada. Acil bu hastaneyi 1990 yılından 2018 yılına taşıyın. Yönetim hastaların arasında dolaşması. Danışma birimi Örnek başak şehir devlet hastanesi gibi olmalı. kendi WC yerine değil hasta WC yerine ihtiyacını gidermeli. Yönetim Koltukları depoya atmalı. Annesini getirip sıraya girmeli annesinin çektiği sıkıntıyı çekmeli parası olmadığı için özele gidemediği için çok üzülmeli. Kendisinin yatmayacağı hasta yataklarında Annesini yatırmalı Belki o zaman bizi anlarsınız. Evet Evet Evet son dakika bilgisi ............. Aşağıdaki bilgiyi yeni aldım Bizimle neden ilgilenmediklerini şimdi daha iyi anlıyorum Saltanat yakında ellerinden gidecek her halde ondan. Göz Hastanesi taşınıyor İstanbul Beyoğlunda 114 yıllık binada hizmet veren tarihi Kuledibi Göz Hastanesi, Okmeydanında inşası süren Sağlık Kampüsüne taşınmaya hazırlanıyor. Yeni hastane son teknolojiyle donatılacak 1904te İngilizlere ait hastane olarak inşa edilen, 1948den sonra yine hastane olarak görevini sürdüren, 2000den itibaren ise göz hastalıkları tedavilerini yürüten İstanbul Beyoğlundaki Kuledibi Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Okmeydanında yapımı devam eden sağlık kampüsüne taşınacak. Sağlık Bakanlığı tarafından sürdürülen tedavi hizmetleri, tarihi binanın çevre koşullarının yetersiz kalması üzerine artık yeni merkezinde hizmet verecek. Okmeydanında inşa edilecek 100 yataklı yeni hastane, teknolojik ve tıbbi cihazlarla donatılacak. Gelecek ay yer teslimi ve yapım işlemlerine başlanacak hastanenin, 2 yılda tamamlanacağı bildirildi. Otopark sıkıntısı da, 3 bin metrekarelik kapalı alana sahip bu yeni hastanede çözüme kavuşacak İnşallah diyoruz...,......